Slow dükkanların anahtar teslimi yapıldı

Kuzey Kıbrıs ‘ta ilk olarak Cittaslow Başkenti Yeniboğaziçi’de Slow Food Salamis Birliği ve Yeniboğaziçi Belediyesi Cittaslow Hareketi ile kutlanmaya başlayan ve bu yıl dördüncüsü düzenlenecek Toprak Ana (Terra Madre) günü etkinliği 10 Aralık Cumartesi günü saat 10:00-18:00 arasında Yeniboğaziçi Belediyesi Cittaslow Köy Pazarında gerçekleştirilecek gün öncesi üretici kadın derneklerine ve küçük üreticilere kura usulü slow dükkanların anahtar teslimi yapıldı , tüm halkımıza hayırlı uğurlu olsun.

Toprak Ana (Terra Madre) günü. “Toprak Ana günü geleneksel yemeklerin çeşitliliği ve geleneksel üretim üzerine farkındalık yaratmak ve gelecek nesillere daha sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak amacıyla” Slow Food tarafından organize edilen bir gün.

Cittaslow Köy Pazarı tanıtım etkinliği

Yeniboğaziçi Belediyesi’nin cittaslow köy pazarı tanıtım etkinliği dün yapıldı.Belediyeden verilen bilgiye göre, köy pazarı etkinliğinde konuşan Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Katip Demir, sakin şehre (cittaslow) uygun tüm projeleri bir bir hayata geçirmeye başladıklarını söyledi.Demir, Kıbrıs’ta cittaslowun başkenti olarak Yeniboğaziçi Belediyesi’nin tamamen el emeği göz nuru yiyecek-içecek ve çeşitli el yapımı eşyaları üreticiden tüketiciye tek elden satmak için gerekli olan ve küçük üreticiye pazar imkanı sunan dükkanları da hayata geçirdiklerini anlattı.Yeniboğaziçi Belediye Başkanı Demir, “Tüm halkımızı buraya davet ediyoruz, onları beldemizde görmek istiyoruz. Cittaslow köy pazarında yerel ürün, el sanatları vb. ürünlerini sunup satış yapmak isteyen halkımızın Yeniboğaziçi Belediyesi’ne başvurmaları ve daha sonra verilecek eğitimlere katılmaları gerekiyor” dedi.Demir, eğitimlere katılacak üreticilerle birlikte 10 Aralık’ta da “Toprak Ana Günü “ düzenleyeceklerini kaydederek, ürünlerin her hafta sonu kurulacak cittaslow köy pazarında satışa sunulabileceğini belirtti.

KURŞUN: “KÜÇÜK ÜRETİCİLERİ DESTEKLEMEK HEPİMİZİN GÖREVİ OLMALI”

”Slow Food Salamis Birliği Lideri Umut Kurşun ise, cittaslow belediyelerin başlıca görevlerinden birinin; yerel üretimi desteklemek ve bunların kullanımını teşvik etmek, yerel üreticiler ile tüketicileri buluşturmak olması gerektiğine işaret ederek, “Yeniboğaziçi Belediyesi’ni bunu başardığı için Slow Food Salamis Birliği olarak kutlarız” dedi.Kurşun, tüketen insanın gıda savaşlarının içine sürüklendiği bu çağda, sakince üreten, geçmişle geleceğin harmanlandığı yerler olarak gördükleri köy pazarlarını ve doğal yollarla üretim yapan küçük üreticileri desteklemenin herkesin görevi olması gerektiğini vurguladı.

Cittaslow Felsefesi

Küreselleşmenin etkisiyle şehirler hızlı çalışılan, hızlı yaşanılan ve üretmekten çok tüketen, kendi kendine yetmeyen yaşam alanları haline gelmiştir. Kentler, kuruluş amaçları olan insanların bir arada güven içinde yaşadıkları yerler olmaktan çıkmış, insanların daha hızlı hareket etmeleri ve daha hızlı çalışmaları için tasarlanan mekanlara dönüşmüştür. İnsanların birbirlerinin sıcaklığına sığındıkları, sosyalleştikleri, el emeklerini birbirlerine sundukları sosyal korunaklar olmaktan gittikçe uzaklaşan kentler, insanların tüketim için yaşadıkları sahneler halini almıştır. Yaşamın hızlanması sonucu insanlar daha hızlı yemek yemek, daha hızlı alışveriş yapmak, gidecekleri yere daha hızlı varmak için belli bir tempo içinde koşturup durmaktadırlar. Bu yaşam tarzı bakkallar, manav, terzi gibi küçük esnaf yerine AVM’leri, çocuklarımızın oyun oynayacağı alanlar yerine otoparkları, daha çok park ve yeşil alan yerine geniş otoyolları hayatımıza sokmuştur. İnsanın en önemli değeri olan kısıtlı yaşamını sağlıksız yiyecekler, hava kirliliği, trafik, yalnızlık ve tüketimle harcaması modern yaşamın vazgeçilmezi olarak sunulmuştur. Popüler kültürün de desteklediği hayatı yaşamak için zamanı olmayan, işine arabasıyla hızla giden, oturup kahve içecek bir yarım saati bile olmadığı için yürürken kahvesini içen, yetişmesi gereken bir yerler olduğu için yemekten zevk almak yerine ayakta hızlı bir şekilde “beslenen”, komşularını veya yerel esnafı tanımayan modern insan modelinin sürdürülebilir olmadığı ortadadır. Bu yaşam tarzı modern insanda depresyon, kalp hastalıkları ve kanser gibi birçok hastalığa neden olmasının yanı sıra; kentleri de sürdürülemez hale getirmiştir. Hızlı yaşam tarzının oluşturduğu kentler artık kendi kendine yetmemektedir. Bu kendi kendine yetmeyen kentler de, sadece yakın çevresindeki değil, dünyanın birçok köşesindeki kaynakları, üstelik binlerce kilometre uzaklıktan getirterek yok ederken, aynı zamanda hem doğayı hem insanları tüketmektedir. İnsanların daha çok tüketmesi, bir yerden bir yere daha hızlı gitmesi için tasarlanan kentler insanları doğadan ve birbirlerinden kopartmış ve tek alternatif haline gelmiştir. Tüketim odaklı hayatın insanlara mutluluk ve huzur getirmediği, insanların farklı bir yaşam biçimi aramaları kentsel boyutta Cittaslow hareketini ortaya çıkarmıştır. Cittaslow felsefesi yaşamın, yaşamaktan zevk alınacak bir hızda yaşanmasını savunmaktadır. Cittaslow hareketi, insanların birbirleriyle iletişim kurabilecekleri, sosyalleşebilecekleri, kendine yeten, sürdürülebilir, el sanatlarına, doğasına, gelenek ve göreneklerine sahip çıkan ama aynı zamanda alt yapı sorunları olmayan, yenilenebilir enerji kaynakları kullanan, teknolojinin kolaylıklarından yararlanan kentlerin gerçekçi bir alternatif olacağı hedefiyle yola çıkmıştır.

Cittaslow Nedir?

Cittaslow hareketi 1999 yılında Greve in Chianti’nin eski belediye başkanı Paolo Saturnini’nin vizyonu doğrultusunda ortaya çıkmıştır. Paolo Saturnini yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla kentlerin kendilerini değerlendirmelerini ve farklı bir kalkınma modeli ortaya koymaları fikrini ulusal boyuta taşımıştır. İdealleri kısa zamanda Bra (Francesco Guida), Orvieto (Stefano Cimicchi) ve Positano (Domenico Marrone) belediye başkanları ve Slow Food başkanı Carlo Petrini tarafından benimsenmiştir. Günümüzde 28 ülkede 182 üyeye yayılan Cittaslow hareketinin amacı Slow Food felsefesini kentsel boyuta taşımaktır.